3. Geçmiş Zaman – Şimdiki Zamanın Hikayesi

Sedat Gündüz 14/02/2013 0
3.  Geçmiş Zaman – Şimdiki Zamanın Hikayesi

5-    THE  SIMPLE  PAST TENSE

 

  3-1 FORM

Adsız

 
Olumlu cümlede, fiillerin past tense biçimi, olumsuz cümlede ve soruda ise fiillerin yalın hali kullanılır.

I stayed in İzmir for five years.

She didn’t study hard enough to pass the exam.

Did you stay home yesterday?

 

Kısa cevapta did ve  didn’t kullanılır.

Did you go to the cinema last week?

Yes, we did.  ( Yes,we went to the cinema last week. )

Did you visit your friends yesterday?

No, I didn’t. (I didn’t visit my friends yesterday. )

 

 

 

3-2    Bu tense’i  geçmişte yaptığımız eylemleri, olayları ve durumları anlatırken kullanırız. Yesterday, last night, last week, last summer, half an hour ago, ten days ago, two years ago vb. bu tense ile sıkça kullandığımız zaman zarflarıdır.

I became a teacher eight years ago.

Where did you go on holiday last summer?

He didn’t play football last Sunday because he was ill.

She left the country a few months ago.

 

3-3    Düzenli ( regular ) fiillerin past biçimi.fiilin yalın haline “-ed ” eklenerek elde edilir.

Present                  :    want             stay              study          shave
Past                       :    wanted         stayed          studied        shaved

 

3-4    “be” fiilinin past biçimi “was, were” biçimindedir.

I lived in a village when I was a child.

She was late for work yesterday, so her boss was angry with her.

We were at home last night.

3-5    Düzenli fiillerin “- ed” takısını almasıyla ilgili yazım kuralları şöyledir:

I)   Çoğu düzenli fiil -ed alır.

talk – talked                            govern – governed              roar – roared
walk – walked                         seem – seemed                    roam – roamed

II) Bir sessiz+bir sesli+bir sessiz harften oluşan kısa fiillerde, sondaki sessiz harf çift yazılır.

grab – grabbed                        stop – stopped                     beg – begged
ban – banned                          slim – slimmed                   rob – robbed

III) Sonu -e ile bitenler sadece -d takısı alır.

gaze – gazed                            stare – stared                      like – liked
smile – smiled                          hate – hated                        save – saved

IV) Sonu bir sessiz harf+y ile bitenlerde – y, – i olur, ondan sonra – ed eklenir.

try – tried                                  cry – cried                           apply – applied
dry – dried                            fry – fried                              study – studied

- y   den önce bir sesli harf varsa yazımda değişildik olmaz.

play – played                           delay – delayed                   betray – betrayed
pray – prayed                          decay – decayed                  spray – sprayed

3-6    Düzensiz (irregular ) fiillerin past biçimi ise tabloda görüldüğü gibidir.

AN    ALPHABETICAL LIST   OF IRREGULAR    VERBS 

AdsızAdsız1

 AdsızAdsız 1
 

 

 

 

 

 

 

 

  • Bu fiiller için American English ve British English arasındaki farklılıklara dikkat ediniz.
  •   American English’de düzenli olan bazı fiiller British English’de düzensizdir.

American:   burn-burned, dream-dreamed, kneel-kneeled, lean-leaned, smell smelled, spill-spilled, etc.

British:    bum-burnt, dream-dreamt, kneel-knelt, lean-leant, smell-smelt, spill-spilt.

 

3-7   CONFUSING VERBS

AdsızAdsız1Adsız 1

  • Lie “yalan söylemek” anlamındaysa, düzenli bir fiildir: She lied to us about her coming late.

 

EMPHATIC  ” DO “

Simple Present ve Simple Past tense’lerle. normalde, olumlu cümlede “do/does, did” kullanılmaz. Ancak vurguyu artırmak için bu yardımcı fiilleri olumlu cümlede kullanabiliriz. Bu durumda her iki tense ile de asıl fiil yalın haliyle kullanılır.

Your brother doesn’t like fish, does he?

-Yes, he does like fish.

You don’t help your mother with the housework, do you?

-Yes, I do help my mother whenever I have time.

You didn’t go to school yesterday, did you?

-Yes, I did go to school yesterday.

 

4-     THE PAST CONTINUOUS TENSE                          

4-1   FORM

Adsız

Where were you living this time last year?

-I was living in İzmir.

What were you doing at 9 p.m. last night?

-I was watching television.                                                       

 

4-2 USE OF THE PAST CONTINUOUS TENSE

a)        Bu tense’i, geçmişte belli bir noktada yapmakta olduğumuz eylemleri anlatırken kullanırız.               This time last year, this time last winter, at this hour yesterday, yesterday at 3 o’clock                   etc. bu tense ile sık kullanılan zarflardır.

This time last summer, I was lying on the beach in Bodrum, but now I’m working hard to finish this project

What were you doing at noon last Saturday?                        I was playing football with friends.

 

b)        Past Continuous (I was doing) ile Past Tense (I did) arasındaki kullanım farkına dikkat ediniz.

Eğer, geçmişte tamamladığımız bir eylemden sözediyorsak Simple Past Tense kullanırız. (Önemli olan belli bir zamanda ‘Neyapıyordum?” değil, “Neyaptım?”dır. )

What did you do last night?

I watched television first, then studied English.

Eğer, geçmişte tamamladığımız bir eylemi değil de, sözü edilen zamanda yapmakta olduğumuz işi anlatıyorsak, Past Continuous Tense kullanılır. (Önemli olan “Ne yaptım?” değil, “Ne yapıyordum?” dur. )

What were your parents doing when you got home last night?                 They were waiting for me to eat dinner with them.

c)        Sürerlilik    bildiren    tense’Ierle    kullanılmayan    fiiller    (non-progressive    verbs),    Past Continuous Tense ile de kullanılmazlar.

I already knew the news about him.

( Ben onunla ilgili haberi zaten biliyordum.)

She thought that I would go to the party as well.

( Partiye benim de gideceğimi zannediyordu.)

The flowers looked nice yesterday, but now they are fading.

 

d)        Geçmişteki alışkanlıklarımızı ya da sık   sık yaptığımız eylemleri Simple Past Tense ile

anlatırız.

I went to the cinema very often when I was at university.

cümlesini Türkçe’ye iki şekilde çevirebiliriz.

“Üniversitedeyken sinemaya çok sık giderdim.” ya da “Üniversitedeyken sinemaya çok sık gidiyordum,” (Bu cümledeki “gidiyordum” ifadesi ilk anda Past Continuous Tense gibi görünse de, geçmişte belli bir noktada, devam etmekte olan bir eylemi değil de, genelde olan bir eylemi anlattığı için Simple Past Tense kullanmamız gerekir.)

When he was young, he played football in the school team.                    ( general in the past)

When I saw him yesterday, he was playing football.               (a specific point in the past)

 

e)        Geçmişte bir eylemi, başlangıç ve bitiş zamanını   belirterek anlatıyorsak, Past Continuous Tense kullanırız. (Bu tür cümlelerde Simple Past Tense kullanmak da mümkündür.)

I was watching a film on television from nine until eleven last night.                           He was working as an accountant from 1985 to 1989.

 

f)        WHEN   and WHILE    SENTENCES

Past Continuous Tense “when” ve “while” cümlelerinde çok sık kullanılan bir tense’dir. Geçmişte devam etmekte olan bir eylem sırasında bir başka eylem olmuşsa, bu durumu şu cümlelerle ifade ederiz.

I was eating dinner when the guests arrived.

( Konuklar geldiğinde yemek yiyordum.)                 I hurt my leg while I was playing football.              ( Futbol oynarken bacağımı incittim. )

WHEN

I-       “When” ile kurulmuş bir zarf cümleciği (adverbial clause), genellikle temel cümledeki (main clause) eylemin devam etmekte olduğu zamanı açıklar. “Bir eylem olduğunda bir başka eylem oluyordu” biçiminde bir anlam taşır.Bu nedenle “when” in bağlı bulunduğu cümlede Simple Past, temel cümlede ise Past Continuous kullanılır.

 

 

        When he came,                    I was studying. ( O geldiğinde ben ders çalışıyordum.)

adverbial                                       main

clause                                               clause

 

 

He came

Adsız

I was reading

 

 

I was reading when he came.

When I went out, it was raining.

They were arguing when I entered the room.

(Ben içeri girdiğimde, tartışıyorlardı.)

                When   +   Simple Past   ,   Past Continuous

 

 

 


II-      “When”  arka arkaya yapılmış eylemleri anlatmak için de kullanılır. Bu durumda her iki cümlenin de tense’i Simple Past‘dır.

When he arrived, we went into the cinema.

( First he came. Then we entered the cinema.)

(O gelince, sinemaya girdik.)

When he left work, he got on a bus and went home.

When the teacher asked a question, I raised my hand to answer it.

 

                When   +   Simple Past   ,   Simple   Past

 

 

 

 

WHILE

 

I-      “While” cümleciği genellikle, temel cümledeki eylem sırasında devam etmekte olan bir başka eylemi anlatmak için kullanılır. Bu nedenle, “while” m bağlı bulunduğu cümle Past Continuous, temel cümle ise Simple Past‘dır.

While I was studying,                   He came in. ( Ben ders çalışırken o geldi.)

adverbial                                       main

clause                                         clause

 

 

I left home

Adsız

They were sleeping

I left home while my parents were sleeping.

I took a photograph while you weren’t looking.

 

                While   +   Past Continuous   ,   Simple   Past

 

 

 

 


II-      “While”   cümleciği, temel cümledeki eylemle aynı anda olan bir eylemi anlatmak için de kullanılır. Bu durumda her iki cümle de Simple Past Tense ile kurulur.

I sang while I washed the dishes.

( Bulaşıkları yıkarken şarkı söyledim.)

She watched me while I made the cake.

( Kek yaparken beni izledi.)

I waited outside while she had an interview.

(O görüşme yaparken ben dışarıda bekledim.)

 

                While   +   Simple  Past ,   Simple   Past

 

 

 

 

III-    “While” birbirine paralel devam eden iki eylemi anlatmak için de kullanılır.

While the teacher was lecturing, the students were talking among    themselves.

(Öğretmen   ders   anlatırken   öğrenciler   kendi   aralarında konuşuyorlardı.)

I was studying while everybody at home was sleeping.

(Evde herkes uyurken ben ders çalışıyordum.)

                While   +   Past Continuous,   Past Continuous

 

 

 

IV-     “While” ile aynı anlamı veren bir diğer bağlaç “as” dir.

While I was coming here, 1 ran into an old friend.

As I was coming here, I ran into an old friend.

I had a look at the old magazines while / as I waited at the doctor’s.

Just as“, daha vurgulu bir anlatımdır.

The postman came just as I was leaving home.

(Tam ben evden çıkarken, postacı geldi.)

Just as I sat down at the table, the phone rang.

(Tam masaya oturdum ki telefon çaldı.)


[ ELS Yayınlarından alıntıdır. elsyayın.com ]


Yorum Yap »